Hangi karakter hangi hastalığa yakalanıyor?

Hangi karakter hangi hastalığa yakalanıyor?

Endişelileri kolestrol vuruyor, utangaçları virüsler….
Kişiliğimiz ve hayata bakışımız vücudumuzu etkiliyor. Yapılan bir araştırmaya göre, karakterimiz, yakalanacağımız hastalıklar ve hayat süremiz hakkında önemli ipuçları veriyor.

DÜŞÜNCESİZ

Akıllarına gelen ilk şeyi karşısındaki insanın kırılıp kırılmayacağını düşünmeden söyleyen insanlar en fazla kazalarda hayatını kaybediyor.

ENDİŞELİ

Kaygı bozukluğu olan ve en küçük olaydan dahi endişeye kapılan insanlarda tansiyon hastalığı daha fazla görülüyor. Yükseklik, kapalı yerde kalma gibi birçok fobi de kalp rahatsızlıkları, kolesterol ve yüksek tansiyon gibi birçok rahatsızlığı beraberinde getiriyor.

AGRESİF

Kendilerine yapılan kötülüğü unutmayan düşmanlık besleyen agresif insanlar hayatları boyunca ciddi kalp rahatsızlıklarıyla karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar agresif insanların psikolojik ve ruhsal hastalıklara daha yatkın olduklarını belirledi.

UTANGAÇ

Sosyal ortamlarda kendilerini rahat hissetmeyen utangaç insanlar virüs kapmaya daha açıklar.

İYİMSER

Başına gelen her türlü olumsuzluğa rağmen olaylara hep iyi bakmayı bilen insanlar kötümser kişilere göre 7.5 yıl daha uzun yaşıyor.

SIR TUTAN

Uzmanlar, devamlı başkalarının sorunlarıyla boğuşan ve kendi dertlerini içine atan kişlerin kanser ve kalp krizi riskiyle karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

İNSAFLI

Karşısındaki insana karşı insaflı davranan ve affetmeyi bilen kişiler daha uzun yaşıyor.

DIŞA DÖNÜK

Gezmeyi, sosyal ortamlarda bulunmayı seven dışa dönük insanların kalp hastalıklarına yakalanma riskleri daha düşük. Bu tip insanlar hastalıklarla kolay mücadele ederek, daha çabuk iyileşebiliyor.

KÖTÜMSER

En mutlu anında dahi her şeyin en kötü yönünü görmeyi alışkanlık haline getirmiş insanların olumlu insanlara göre erken ölme oranları yüzde 19 daha fazla. Kötümserlerin Parkinson hastası olma riskleri de çok yüksek.

NEŞELi OLANLAR

Araştırmanın en şaşırtıcı sonuçlarından birisi de neşeli insanların daha erken ölmeleri. Aileleri ve çevreleri tarafından neşeli olarak tabir edilen kişilerin diğer insanlara göre ergenlik döneminde ölme oranları daha yüksek. California Üniversitesi’nden araştırmacılar neşeli insanların hayattaki tehlikeleri görmezden geldikleri için erken ölme riskiyle karşı karşıya kaldıklarını belirtti.
Bugün

Not : Gördüğünüz gibi karakteri nasıl olursa olsun herkes bir şekilde ölüyor.

Şu 3 hal üzere ölen kimsenin, diğer bütün günahlarını Allah affeder…

“Şu 3 hal üzere ölen kimsenin, diğer bütün günahlarını Allah affeder:

– Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan öleni,

– Sihirle (falcılıkla) uğraşmayanı,

– Müslüman kardeşine kin tutmayanı…”

(Taberani)



Hadiste Allah’ın en sevmediği 3 nitelik üzerinde durulmaktadır:

1. Allah’a ortak koşmak;
2. Büyülerle, fallarla oyalanmak;
3. Kalbi kinle dolu olmak.

Bu nitelikler Allah’ın en sevmediği niteliklerdir.

Cennet ve cehennemi gerektiren iki şey vardır …

Hz. Câbir’den (Radiyallahu Anh):

– Allah Resûlü (Aleyhisselâtü Vesselâm) buyurdu ki:

“(Cennet ve cehennemi) gerektiren iki şey vardır.”

Bir adam sordu:
“Onları gerektiren iki şey nedir, ey Allah’ın Resûlü?”

Cevap verdi:
“Kim Allah’a bir şeyi ortak koşarak ölürse cehenneme girer.

Kim de Allah’a hiç birşeyi ortak koşmadan ölürse, cennete girer.”

(Müslim)

En hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyendir…

Ebû Hureyre’den (Radiyallahu Anh):

– Bir adamın Hz. Peygamber’den (Aleyhisselâtü Vesselâm) bir deve alacağı vardı. Geldi istedi.

“Haydi onu verin!” dedi. Aradılar bulamadılar. Ancak değerde ondan üstün olan bir başka deve buldular.

“Onu verin!” buyurdu.

Bunun üzerine adam:
“Bana borcunu çok güzel şekilde ödedin. Allah sana daha iyisini ihsan etsin!” dedi.

Hz. Peygamber de bunun üzerine şöyle buyurdu:
“En hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyendir.”

(Buhari-Müslim)

Mü’min yalancı olabilir mi? …

Safvân bin Süleym’den (Radiyallahu Anh):

– Dedik ki:
“Ey Allah’ın Resûlü! Mü’min korkak olur mu?”
“Evet olabilir” buyurdu.

Şöyle denildi:
“Peki mü’min cimri olur mu?”
“Evet olabilir” buyurdu.

“Mü’min yalancı olabilir mi?” denildi.
“Hayır asla!” buyurdu.

(Malik)

İbn Ömer’den (Radiyallahu Anh):

– Allah Resûlü (Aleyhisselâtü Vesselâm) buyurdu ki:

“Kul yalan söylediği zaman, yaptığı amelin kötü kokusundan melek ondan tam bir mil uzaklaşır.”

(Tirmizî)

Gerçek pehlivan ve müflis …

İbn Mes’ûd’dan (Radiyallahu Anh):

– Allah Resûlü (Aleyhisselâtü Vesselâm) buyurdu ki:

“Siz, içinizden kime pehlivan dersiniz?”

“Erkeklere yenilmeyen kişiye.”

“Asıl pehlivan o değildir. Gerçek pehlivan, kızgınlık anında sinirine hakim olup öfkesine galip gelen kimsedir.”

(Müslim)

Rezîn şunu ekledi:

“İçinizde kimi müflis sayarsınız?

Ashab:
“Malı olmayan kimseyi” dediler.

“Müflis o değildir. Asıl müflis, kıyamet gününde şuna zulmetmiş, buna sövmüş, berikinin malını almış olarak mahşere gelen kimsedir. Çünkü orada ne dinar geçerlidir, ne de dirhem. Sevapları alınıp o kimselere verilir. Yetmez, bu defa onların günahları zalimin sırtına yüklenir. İşte müflis odur.”

(Müslim – 2581)

Karşılık Verirken …

Âişe annemiz (Radiyallahu Anh) şöyle anlatıyor:

– Yahudilerden bir cemaat, Resûlullah’ın huzuruna girerek “Essâmu aleyke!” (ölüm senin üzerine olsun) dediler. Rasûlullah (Aleyhisselâtü Vesselâm) da “Aleyküm” (Sizin üzerinize de olsun!) karşılığını verdi.

Ancak ben atılarak “Üzerinize hem sâm (ölüm), hem de lânet olsun” dedim.

Bunun üzerine Hz. Peygamberimiz şöyle buyurdu:
– Ey Âişe! Allah herşeyde yumuşak davranmayı sever.

– Ya Resûlallah! Onların sana ne dediklerini işitmediniz mi?

– Evet işittim; bunun için de ‘Sizin üzerinize de olsun!’ diyerek karşılığını verdim ya.”

(Müslim)



Bu olayda kötülerin seviyesine daha doğrusu seviyesizliğine inmemek gerektiğine işaret vardır.