Sıdk (Doğruluk)

وَعنْ أبي إِبْراهيمَ عَبْدِ اللَّه بْنِ أبي أَوْفي رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا أَنَّ رَسُول اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ في بعْضِ أَيَّامِهِ التي لَقِيَ فِيهَا الْعَدُوَّ ، انْتَظَرَ حَتَّى إِذَا مَالَتِ الشَّمْسُ قَامَ فِيهمْ فَقَالَ: « يَا أَيُّهَا النَّاسُ لا تَتَمنَّوْا لِقَاءَ الْعدُوِّ ، وَاسْأَلُوا اللَّهَ العَافِيَةَ ، فَإِذَا لَقِيتُمُوهُمْ فَاصْبِرُوا ، وَاعْلَمُوا أَنَّ الْجَنَّةَ تَحْتَ ظِلاَلِ السُّيُوفِ» ثُمَّ قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : «اللَّهُمَّ مُنْزِلَ الْكِتَابِ وَمُجْرِيَ السَّحَابِ ، وَهَازِمَ الأَحْزابِ ، اهْزِمْهُمْ وَانْصُرْنا عَلَيْهِمْ » . مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ.

İbni Ebî Evfâ’dan (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre, yolda kalmışların biricik rehberi Hazreti Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) düşmanla karşılaştığı gazalardan birinde güneş tepe noktasından batıya meyledinceye kadar bekledi, sonra ayağa kalkıp askere şöyle bir konuşma yaptı:

“Ey insanlar! (Kendi gücünüze güvenip de) düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin, isteyecekseniz Allah’tan afiyet isteyin. Fakat düşmanla karşılaşınca da (harbin bütün zorluğuna rağmen) sabredin. Ve iyi bilin ki cennet, kılıçların gölgesi altındadır.”

Sonra gönüllerimize aşk u heyecan salan Efendimiz tekrar kalktı ve şöyle dua etti:

“Ey Kitab’ı indiren, bulutları gökyüzünde akıtıp yürüten, düşman birliğini hezimete uğratan Allahım! Sen onların birliklerini dağıt ve onlara karşı bize yardım et!”

(Buhârî, Cihâd 112; Müslim, Cihâd 20)

Salavat Kampanyası- Sen de katıl ;)

“Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır; ümmetimin selâmlarını bana ulaştırırlar.”

Müstedrek-2:456, no. 3576

Rebiulevvel Ayı’na girdik

Biliyorsunuz 12 Rebiulevvel Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in doğum günü Gül

“O’na..” Gül diyerek bir salavat kampanyası başlatıyoruz inşaAllah

Bu kampanya çerçevesinde herkes, her üyemiz hergün 100 salavat çekecek 

Ama mutlaka  OK Şartımız bu 

Bu en az 100  Gül

Daha fazla çeken tabii ki çeksin..

“Her kim üzerime bir defa salavat-ı şerife getirirse Allahu Teâlâ ona on salât eder (on misli rahmet eder.”

Sahihu Müslim-1/306.

Yani kimin ne kadar ihtiyacı varsa o kadar çeksin 

“Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.”

Ahzab Suresi-56

“Ey Allah’ın Elçisi, sana selâm vermeyi anlıyoruz; peki, nasıl salât edeceğiz?” sorusuna karşılık ise,

Peygamberimiz, namazların teşehhüdlerinde okumakta olduğumuz “Allahümme salli, Allahümme bârik” duâlarını öğretmiştir.

Buhârî-Tefsir 33:10; Tirmizî-Tefsir 33:23

Hepinizi bekliyoruz inşaAllah  Selam

ebedi.com adina Hikaye

Mevsimlere göre Beslenme şekilleri nasıl olmalı

Mevsimlere göre Beslenme şekilleri nasıl olmalı

OCAK

Balık : Kefal, tekir,kırlangıç, strongilos, levrek,
Sebze : Kereviz, lahana, brüksel lahanası, brokoli, havuç, pırasa,ıspanak, pazı, karaturp, kırmızı turp
Meyve : Elma,nar, portakal, armut, ayva, greyfurt

Sebze ve et suyu ile hazırlanmış çorbaları sofranızdan eksIk etmeyin. Hareketsiz geçen soğuk kış günlerinde çorbalar bağırsak sistemini düzenler.Soğuk havalarda vücuda direnç veren balık ve baklagiller de en çok tüketilmesi gereken besinlerden.

ŞUBAT

Balık : Uskumru, istavrit, lüfer, palamut, tekir, kefal, kalkan, gümüş balığı,
Sebze : Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, pazı, ıspanak, pırasa, pancar, defneyaprağı, havuç, turp.
Meyve : Elma, portakal, muz, armut, greyfurt, ayva.

Kansere karşı etkili lahanagilleri (lahana, brüksel lahanası, karnabahar ve brokoli) sık sık yiyin. Bol betakaroten içeren havuç ile salata, zeytinyağlı yemek veya havuç suyu hazırlayın.

MART

Balık : Levrek, kalkan, kefal
Sebze : Ispanak, havuç, pırasa,kırmızı turp, brokoli.
Meyve : Elma, muz

Mart, yaza hazırlık ayıdır. Hafif beslenmeye ve diyet yapmaya başlamanın tam zamanıdır. Mart, aynı zamanda ilkbahara geçiş ayıdır. Bu nedenle hafif bir o kadar da direnç verici besinleri tüketmeye özen
göstermek gerekir. Balık, ızgara et, sebze ve meyveler bol tüketilmeli.

NİSAN

Balık : Kalkan, kılıç, kırlangıç, tekir, barbunya
Sebze : Taze soğan, tazesarımsak, kuşkonmaz,taze kekik, bakla, marul.
Meyve : Can erik

Kuzu etinin en taze ve lezzetli zamanı. Bu aylarda et olarak kuzu etini tercih edin. Sütlü hafif tatlılar pişirin. Sabah kahvaltısında ve geceleri yatmadan önce bir bardak süt için. Hafif ama sağlıklı beslenerek ve açık havada düzenli yürüyüşler yaparak fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.

MAYIS

Balık : Barbunya,levrek, kılıç, kırlangıç, dilbalığı,
Sebze : Enginar, bakla, madımak, semizotu, papatya, ebegümeci,domates, salatalık.
Meyve : Çilek, yeşil erik, malta eriği, dut.

Çilek kısa ömürlü bir meyve. İçeriğindeki zengin vitamin (özellikle C vitamini) ve mineraller sayesinde ani enerji verip, geçiş mevsiminde ortaya çıkan yorgunluk belirtilerini giderir.

HAZİRAN

Balık : Mercan, levrek, barbunya.
Sebze : Enginar, taze patates, taze fasulye, bakla (ayın ortasına kadar), bezelye, kabak, patlıcan, sivribiber, domates, salatalık, kuzu ıspanak, semizotu, rezene, marul,üzüm yaprağı, taze soğan, tazesarımsak, dereotu, dolmalık biber, çalı fasulyesi.
Meyve : Kiraz, yeşil erik, malta eriği, kayısı, şeftali, dut.

Kısa ömürlü dut ve kirazı bu ayda bol bol tüketin. Her ikisi de zengin vitamin ve mineral kaynağı.

TEMMUZ

Balık : Sardalya, barbunya, tekir, ıstakoz, böcek, pavurya.
Sebze : Domates, salatalık, bezelye, dereotu, kum havucu, taze fasulye, kuzu ıspanak, kabak, patlıcan, semizotu, sivribiber, dolmalık biber, çalı fasulyesi, barbunya fasulyesi.
Meyve : Kayısı, şeftali, kavun, sarı erik, karpuz, ahududu, vişne.

Semizotu, balıktan sonra en çok omega-3 içeren sebze. Vücut tarafından üretilmeyen bir yağ asidi olan Omega-3, kalp hastalıklarına, zihinsel karışıklığa ve bunamaya karşı ekili.

AĞUSTOS

Balık : Çingene palamudu, mercan, kılıç, sardalye.
Sebze : Domates, salatalık, patlıcan, dolmalık biber, çarliston biber, sivribiber, taze fasulye, barbunya fasulyesi, kabak, mısır, kırmızı salçalık biber.
Meyve : Kayısı, kavun, kırmızı erik, şeftali, vişne, böğürtlen,karpuz, incir, mürdüm eriği, üzüm.

Yaz meyve ve sebzelerinin en olgun zamanı. Meyveleri bol yiyin. Bunun yanısıra balık, zeytinyağlı sebze, hafif soslu makarnaları günlüköğünlerinize paylaştırın.

EYLÜL

Balık : Palamut, lüfer, kılıç, sardalye, kolyoz, kırlangıç.
Sebze : Mantar, patlıcan, mısır, pazı, biberiye, barbunya fasulyesi, kabak, dolmalık biber, kırmızı salçalık biber.
Meyve : Mürdüm eriği, fındık, kavun, karpuz, incir, üzüm.

Eylül, kışa hazırlık ayıdır. Vücudu soğuk mevsime hazırlamak gerekir.Bol balık, sebze, meyve ve makarna gibi enerji verici karbonhidratlar ağırlıklı beslenin. Mürdüm erik ve fındığı hergün belli bir miktar tüketmeye özen gösterin.

EKİM

Balık : Pamatu, lüfer, istavrit, barbunya, kılıç, mercan, sardalye.
Sebze : Mantar, fındık, ceviz, ıspanak, yerelması, pırasa, lahana, kıvırcık salata, kırmızı turp, karnabahar, havuç.
Meyve : Armut, ceviz, üzüm,elma, greyfurt, mandalina, muz.

Ekim ayında omega-3 içerikli cevizin tam zamanı. Cevizi bu aylarda bol bol tüketin. Ayrıca mantarlı nefisyemekler pişirebilirsiniz. Mantar, balık, et ve sebzelere çok yakışır. Mantarı ızgarada üzerine peynir serperek pişirip kahvaltıda da yiyebilirsiniz.

KASIM

Balık : Mezgit, ringa
Sebze : Balkabağı, kabak, lahana, kereviz, pırasa, yeralması, havuç, ıspanak, karnabahar, pazı.
Meyve : Ceviz, kestane, üzüm, elma,muz, mandalina, nar, armut, kivi, greyfurt, Trabzon hurması.

Kasım ayında balkabağından bol bol yararlanın. Çorbası, tatlısı ve pastası ile nefis lezzetler hazırlayabilirsiniz. Balkabağını ayrıca etli sebze yemeklerine de ilave edebilirsiniz. İçerdiği bol betakaroten sayesinde kansere karşı etkili bir sebze.

ARALIK

Balık : Levrek.
Sebze : Balkabağı, lahana, yerelması, pırasa, brüksel lahanası, karnabahar, ıspanak, kereviz, havuç, pazı, kara lahana.
Meyve : Elma, mandalina, portakal, nar, armut, muz, kivi, kestane, greyfurt, ayva, Trabzon hurması.

Soğuk algınlığı hastalıklarına yakalanmamak için sağlıklı beslenin.Portakal veya greyfurt suyu için. Ispanak, baklagil, et, yoğurt, muz,elma  ve kuruyemişleri bol tüketin.

Nisyanda Bırakmadın Beni,İsyanda da Bırakma Rabbim!

Nisyanda Bırakmadın Beni,İsyanda da Bırakma Rabbim!

Bağışla beni Rabbim , tevekkülden başkası gelmiyor elimden.
Başkası da yoktu ki elimde. Şimdi elimden gelenlerin hepsi
Senin ‘El’inde.
Göremedim, bağışla beni Rabbim. Göremedim, nice ananın karnında nice
karanlıklar içinden gün yüzüne çıkardığın bebelerin yüzünü. Unuttum,
yüzümdeki tebessümü nice belirsizliklerden alıp da hayat verdiğini.
Bilemedim, yüreğimizi yokluğun dehlizlerinden aşırıp aşkın vadisine
eriştirdiğini.

Göremedim, her sabah yerin sükûnetini odamda bir ekmek gibi
sımsıcak hazır ettiğini.

Her akşam yastıkta unuttuğum bedenimi sabah yeniden
yanıma verdiğini göremedim.

Beni her sabah ihya ettiğini, bedenimi her an
yarattığını, varlığımı her an yokluktan geri getirdiğini göremedim.

Göremedim
Rabbim bugünü ödünç verdiğini.
Göremedim, bağışla beni.
Varlığa kör oldum, bağışla beni.

Fakat, şimdi gördüklerim körlüğümü gösterdi bana.

Geç kaldım görmekte ama gördüm.

Körlüğümü gördüm.

Tebessümü beton yığınları arasında sönen bebeler
gördümse de, biliyorum Senin El’inde şimdi hepsi ve sonsuz tebessümler
verdin her birine.

Sevinci soğuk topraklarda boğulmuş çocuklar gördümse de,
biliyorum Senin Rahmetinin kucağında hepsi ve bitmez sevinçler
bağışladın her birine.

Ümitleri bir amansız sarsıntıyla yıkılan insanlar gördümse de,
biliyorum Senin Şefkatinin ikliminde asude ve mutlu her biri

Bağışla beni Rabbim, unuttum, nisyanda kaldım.

Hatırlamadım verdiğini ve

var kıldığını.

Elimden alınca verdiğini ve yokluğa yuvarlayınca varlığımı hatırladım, ama geç hatırladım.Gördüm ama güç gördüm, acıyla gördüm.

Varlıkta kör oldum, yoklukta gördüm. Bollukta unuttum, darlıkta hatırladım.

Affet beni Rabbim, bari, yoklukta Sana vardım. Hiç olmazsa, hiçlikte Seni
andım.

Şimdi, bir tevekkül var elimde.

Başka her şey düştü avucumdan,

varlığım yokluğa döküldü.

Hatırladım,

elimdekiler de,

ellerim de Senin Elinde.

Şimdi, dua sığıyor sadece avuçlarıma. Sadece yakarış yakışıyor
yakama. Gözlerim müjdeni gözlüyor uzaktan. Gönlüm hiç bitmez tesellini
özlüyor.

Sen ki, unutmaktan alıkoydun, nisyandan kurtardın beni Rabbim. Şimdi
isyandan koru beni. İsyandan koru beni, isyandan koru beni, isyandan
koru beni.

Ve affet zira, elimde duadan başkası yok.
Ve anladım ki, Senden başka sığınağım yok.

Senai Demirci

Hangi karakter hangi hastalığa yakalanıyor?

Hangi karakter hangi hastalığa yakalanıyor?

Endişelileri kolestrol vuruyor, utangaçları virüsler….
Kişiliğimiz ve hayata bakışımız vücudumuzu etkiliyor. Yapılan bir araştırmaya göre, karakterimiz, yakalanacağımız hastalıklar ve hayat süremiz hakkında önemli ipuçları veriyor.

DÜŞÜNCESİZ

Akıllarına gelen ilk şeyi karşısındaki insanın kırılıp kırılmayacağını düşünmeden söyleyen insanlar en fazla kazalarda hayatını kaybediyor.

ENDİŞELİ

Kaygı bozukluğu olan ve en küçük olaydan dahi endişeye kapılan insanlarda tansiyon hastalığı daha fazla görülüyor. Yükseklik, kapalı yerde kalma gibi birçok fobi de kalp rahatsızlıkları, kolesterol ve yüksek tansiyon gibi birçok rahatsızlığı beraberinde getiriyor.

AGRESİF

Kendilerine yapılan kötülüğü unutmayan düşmanlık besleyen agresif insanlar hayatları boyunca ciddi kalp rahatsızlıklarıyla karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar agresif insanların psikolojik ve ruhsal hastalıklara daha yatkın olduklarını belirledi.

UTANGAÇ

Sosyal ortamlarda kendilerini rahat hissetmeyen utangaç insanlar virüs kapmaya daha açıklar.

İYİMSER

Başına gelen her türlü olumsuzluğa rağmen olaylara hep iyi bakmayı bilen insanlar kötümser kişilere göre 7.5 yıl daha uzun yaşıyor.

SIR TUTAN

Uzmanlar, devamlı başkalarının sorunlarıyla boğuşan ve kendi dertlerini içine atan kişlerin kanser ve kalp krizi riskiyle karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

İNSAFLI

Karşısındaki insana karşı insaflı davranan ve affetmeyi bilen kişiler daha uzun yaşıyor.

DIŞA DÖNÜK

Gezmeyi, sosyal ortamlarda bulunmayı seven dışa dönük insanların kalp hastalıklarına yakalanma riskleri daha düşük. Bu tip insanlar hastalıklarla kolay mücadele ederek, daha çabuk iyileşebiliyor.

KÖTÜMSER

En mutlu anında dahi her şeyin en kötü yönünü görmeyi alışkanlık haline getirmiş insanların olumlu insanlara göre erken ölme oranları yüzde 19 daha fazla. Kötümserlerin Parkinson hastası olma riskleri de çok yüksek.

NEŞELi OLANLAR

Araştırmanın en şaşırtıcı sonuçlarından birisi de neşeli insanların daha erken ölmeleri. Aileleri ve çevreleri tarafından neşeli olarak tabir edilen kişilerin diğer insanlara göre ergenlik döneminde ölme oranları daha yüksek. California Üniversitesi’nden araştırmacılar neşeli insanların hayattaki tehlikeleri görmezden geldikleri için erken ölme riskiyle karşı karşıya kaldıklarını belirtti.
Bugün

Not : Gördüğünüz gibi karakteri nasıl olursa olsun herkes bir şekilde ölüyor.

Şu 3 hal üzere ölen kimsenin, diğer bütün günahlarını Allah affeder…

“Şu 3 hal üzere ölen kimsenin, diğer bütün günahlarını Allah affeder:

– Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan öleni,

– Sihirle (falcılıkla) uğraşmayanı,

– Müslüman kardeşine kin tutmayanı…”

(Taberani)



Hadiste Allah’ın en sevmediği 3 nitelik üzerinde durulmaktadır:

1. Allah’a ortak koşmak;
2. Büyülerle, fallarla oyalanmak;
3. Kalbi kinle dolu olmak.

Bu nitelikler Allah’ın en sevmediği niteliklerdir.

Cennet ve cehennemi gerektiren iki şey vardır …

Hz. Câbir’den (Radiyallahu Anh):

– Allah Resûlü (Aleyhisselâtü Vesselâm) buyurdu ki:

“(Cennet ve cehennemi) gerektiren iki şey vardır.”

Bir adam sordu:
“Onları gerektiren iki şey nedir, ey Allah’ın Resûlü?”

Cevap verdi:
“Kim Allah’a bir şeyi ortak koşarak ölürse cehenneme girer.

Kim de Allah’a hiç birşeyi ortak koşmadan ölürse, cennete girer.”

(Müslim)

En hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyendir…

Ebû Hureyre’den (Radiyallahu Anh):

– Bir adamın Hz. Peygamber’den (Aleyhisselâtü Vesselâm) bir deve alacağı vardı. Geldi istedi.

“Haydi onu verin!” dedi. Aradılar bulamadılar. Ancak değerde ondan üstün olan bir başka deve buldular.

“Onu verin!” buyurdu.

Bunun üzerine adam:
“Bana borcunu çok güzel şekilde ödedin. Allah sana daha iyisini ihsan etsin!” dedi.

Hz. Peygamber de bunun üzerine şöyle buyurdu:
“En hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyendir.”

(Buhari-Müslim)

Mü’min yalancı olabilir mi? …

Safvân bin Süleym’den (Radiyallahu Anh):

– Dedik ki:
“Ey Allah’ın Resûlü! Mü’min korkak olur mu?”
“Evet olabilir” buyurdu.

Şöyle denildi:
“Peki mü’min cimri olur mu?”
“Evet olabilir” buyurdu.

“Mü’min yalancı olabilir mi?” denildi.
“Hayır asla!” buyurdu.

(Malik)

İbn Ömer’den (Radiyallahu Anh):

– Allah Resûlü (Aleyhisselâtü Vesselâm) buyurdu ki:

“Kul yalan söylediği zaman, yaptığı amelin kötü kokusundan melek ondan tam bir mil uzaklaşır.”

(Tirmizî)

« Önceki girişler Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »